
Kurtulmuş, Bakü’de İslam dünyası için reform ve barış çağrısı yaptı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bakü’deki İSİPAB 20’nci Konferansı açılışında yaptığı konuşmada, İslam dünyasında kurumsal ve fikri yenilenme ihtiyacını öne çıkardı. Kurtulmuş, konuşmasında küresel sistemde yeni bir dönemin açıldığını ve bu süreçte İslam dünyasının kendi iç dönüşümünü hızlandırması gerektiğini söyledi.
Konuşmasında Filistin, Lübnan, İran ve Kafkaslar’daki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, bölgesel çatışmaların sona ermesi ve barış sürecinin güçlenmesi yönünde mesajlar verdi. İsviçre’de yürüyen ABD-İran müzakereleri için olumlu bir tabloya işaret eden Kurtulmuş, sürecin sabote edilmemesi gerektiğini vurguladı.
İslam dünyası için adalet, ehliyet, şura ve hesap verebilirlik vurgusu
Kurtulmuş, İslam dünyasını 2 milyarı aşkın nüfus ve 57 üye ülke ile tanımladı. Mezhebi, etnik, siyasi ve fikri farklılıkların bir zenginlik olarak görülmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, reformun köklerden kopmak anlamına gelmediğini ifade etti.
Konuşmasında reform için dört ilke sıralayan Kurtulmuş, adalet, ehliyet, şura ve hesap verebilirlik başlıklarını öne çıkardı. Bu çerçevede siyasi, kurumsal ve fikri reform ihtiyacına dikkat çekti.
“Şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Eski dünya yıkılıyor, çözülüyor, bu yaşadıklarımızsa yeni bir dünyanın doğum sancılarıdır. Bu çerçevede özellikle iki kutuplu sistemin geride kalması, ardından tek kutuplu sistemin geride kalmasıyla birlikte önümüzde yeni bir dönemin sayfaları sonuna kadar açılıyor”
Filistin, Lübnan ve İran başlıklarında barış çağrısı
Filistin meselesini ortak insanlık meselesi olarak tanımlayan Kurtulmuş, başkenti Kudüs olan özgür Filistin hedefini dile getirdi. Netanyahu ve ekibinin uluslararası mahkemelerde hesap vermesi gerektiğini söyledi.
Lübnan’daki İsrail saldırganlığının sona ermesinin önemli olduğunu belirten Kurtulmuş, Suriye ve İran çevresindeki başlıklarla birlikte bölgede çatışmaların büyümemesi gerektiği mesajını verdi. ABD-İran müzakerelerinde olumlu bir nokta bulunduğunu da ifade etti.
“Eski ezberlerin baştan ayağa değişmek zorunda olduğu, yeni birtakım yaklaşımları hayata geçirmek için uzun uzun da vaktimizin olmadığı bir dönemin başındayız. Onun için diyorum ki İslam dünyasının A’dan Z’ye topyekun bir reform sürecine ihtiyacı vardır. Reformdan kastım, aslımızdan kopmak, köklerimizden uzaklaşmak, İslami değerleri bir kenara bırakmak değil, tam tersi Hazreti Peygamber ve Asrı Saadet’in bize gösterdiği ölçüde yeniden değerlerimizle buluşarak, değerlerimizi asrın idraki içerisinde yeniden üretmek mecburiyetidir. Bu çerçevede özellikle siyasi, kurumsal ve fikri reformların İslam ülkelerinin en temel meselelerinin birisi olduğunun altını çizmek isterim.”
Karabağ ve Kafkaslar için kalıcı barış beklentisi
Kurtulmuş, Karabağ’ın yaklaşık 30 yılı aşkın süre işgal altında kaldığını hatırlattı. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış müzakerelerini takdir ettiğini belirten Kurtulmuş, Kafkaslar’da kalıcı barış umudu olduğunu söyledi.
“İsviçre’de ABD ile İran arasında yapılan müzakerelerde olumlu bir noktaya gelinmiş olmasını da takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum. Ümit ederiz ki bu anlaşmaya sadık kalınır, bu müzakereler sonuna kadar olumlu bir şekilde seyreder ve İran’a karşı tahmil edilen Amerika ve İsrail tarafından yüklenen bu savaş artık ilanihaye sona erdirilerek tam manasıyla bir barış ortamı temin edilir. Bu süreçte başta İsrail’in siyonist rejimi olmak üzere bazı unsurların bu süreci provoke etmemesi için de olağanüstü dikkatli davranılması gerektiğinin altını objection istiyorum. Ayrıca Amerika ile İran arasındaki müzakerelerin önemli bir parçası olarak gördüğümüz Lübnan’daki İsrail saldırganlığının da sona erdirilmesinin hayati bir önem taşıdığını ifade etmek istiyorum. Lübnan Lübnanlılarındır, Filistin Filistinlilerindir. Bu ülkelerin üzerinde İsrail’in hiçbir hakkı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bir kere daha İslam İşbirliği Teşkilatının Parlamento Birliği’nin 20’nci toplantısında buradan deklare etmek istiyoruz ki İsrail’deki siyonist rejim arz-ı mevud denilen asla uygulanamayacak vadedilmiş topraklar fikrine sahip olursa olsun bölge halkları vadedilmiş topraklar fikrine asla fırsat, prim vermeyecektir. Çünkü biliyoruz ki Tanrı hiçbir toprağı, hiçbir din, ırk mensubuna vadetmemiştir. Dediğim gibi, Suriye Suriyelilerindir, İran İranlılarındır, Lübnan Lübnanlılarındır ve Filistin Filistinlilerindir.”
“Azerbaycan’ın Karabağ toprakları yaklaşık 30 yılı aşkın hukuksuz bir şekilde Ermeniler tarafından işgal edildi. Azerbaycan’ın büyük bir başarıyla kazandığı zaferin sonucunda bu topraklar azat oldu ve şimdi yeni bir dönemin kapıları Kafkaslar’da da açıldı. Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülen ve önemli bir başarı sağlanan barış müzakerelerini de takdirle karşıladığımızı, Kafkaslar’daki bu barış sürecinin sonuna kadar yanında ve destekçisi olduğumuzu ifade ediyorum ve ümit ediyorum ki ABD- İran barışında olduğu gibi Kafkaslar’da da Azerbaycan ve Ermenistan arasında kalıcı, nihai bir barış olur ve kıyamete kadar bu topraklar da barışın ve esenliğin hüküm sürdüğü bir bölge olur.”
Kaynak: TEK HABER AJANSI (TEKHA)




