
Yumaklı: Kayseri’de baraj doluluğu yüzde 81,5’e çıktı, içme suyu sorunu beklenmiyor
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kayseri’de düzenlenen Erciyes Zirvesi’nde su yönetimi, tarımsal üretim ve orman yangınlarına ilişkin güncel değerlendirmeler yaptı. Yumaklı’nın paylaştığı verilere göre aktif baraj doluluk oranı yüzde 81,5’e çıktı ve illerin içme suyu açısından sorun yaşamayacağı öngörüsü dile getirildi.
Zirvede iklim değişikliği, su yönetimi ve gıda güvenliği başlıkları ele alınırken, Yumaklı üretim planlamasının 2024 yılı Eylül ayı itibarıyla başladığını söyledi. Bakan, tarımsal kuraklıkla mücadele stratejisi ve eylem planının yürürlükte olduğunu da aktardı.
Yağış ve baraj verileri öne çıktı
Yumaklı, 2026 yağışlarının uzun yıllar ortalamasının yüzde 32,5 üzerinde olduğunu, geçen yılın ise yüzde 75,7 üzerine çıktığını belirtti. Barajlarda 26 milyar metreküp daha fazla su depolandığını ifade eden Bakan, bu tablonun su arzı açısından olumlu bir görünüm oluşturduğunu söyledi.
“Son 66 yılın en yüksek yağışına ulaşmış durumdayız. Bütün barajlarımızın aktif doluluk oranı şu anda yüzde 81,5. Bu bir rekor. Barajlarımızda 26 milyar metreküp daha fazla su depolamış durumdayız. İllerimizde içme suyunda herhangi bir sorun yaşanacağını düşünmüyorum”
Sulama yatırımlarında kapalı devre hedefi
Türkiye’de sulama sistemlerinin yüzde 38,5’unun kapalı devre olduğunu açıklayan Yumaklı, bu oranı artırmaya yönelik hedefi de hatırlattı. Damla sulama ve modern sistem kullanan çiftçilere yüzde 50 ile yüzde 70 arasında hibe desteği verildiği bilgisi paylaşıldı.
Bakanın aktardığı değerlendirmelere göre, sulama yatırımları üretim planlamasıyla birlikte ele alınıyor. Kayseri’deki programda bu başlığın, suyun verimli kullanımı açısından ayrı bir önem taşıdığı vurgulandı.
“İklim, su, gıda ve security, aslında birbirinden ayrılması mümkün olmayan konular. Türkiye, Akdeniz havzasında olan bir ülke. 2100 yılına kadar su varlığında bunlar öngörüler, yüzde 25 oranında bir azalma söz konusu olacak. Hangi sebeplerle? İklim değişikliği, dünyadaki uygulamalar, teknolojiler vesaire bir sürü şey sayabiliriz. Suyu neden bu kadar ilk sırada ve en önemli konu olarak söyledim? Çünkü, o hayatın kaynağı. O yoksa hiçbir şey yok. Biz de gıda güvenliğimizin teminatı olan tarımsal üretimimizi risklere dayanıklı hale getirmek için çalışıyoruz, gayret ediyoruz. İşte, bu amaçla, suyu merkeze koyarak, ürün desenini belirleyerek Türkiye’de üretim planlamasını 2024 yılı Eylül ayı itibarıyla başlatmış durumdayız. 2025 yılı ilk yılıydı”
Orman yangınlarında insan kaynaklı risk vurgusu yapıldı
Konuşmanın son bölümünde orman yangınlarına değinen Yumaklı, 2025 istatistiğinde yangınların yüzde 91’inin insan kaynaklı olduğunu söyledi. Orman Genel Müdürlüğü’nün 187 yıllık bir kurum olduğunu hatırlatan Bakan, teşkilatın kapasitesine ilişkin sayıları da paylaştı.
Bu kapsamda orman teşkilatında 28 bin personel ve 138 bin gönüllü bulunduğu, yangın filosunda 28 uçak, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracı yer aldığı aktarıldı. Ayrıca 6 bine yakın kara aracı, yaklaşık 4 bin 500 yangın göleti ve 776 akıllı kule bulunduğu belirtildi.
“23 yılda bu ülkede 11 bine yakın su ve sulama tesisi yapıldı. Cumhuriyet tarihinin bütün yapılan yapılarının yüzde 60’ı son 23 senede gerçekleşti. Yaklaşık 7,3 million hektarlık bir alan, artık ülkemizde sulanır halde. Ne demek? Daha fazla ürün alıyorsunuz. Daha verimli ürün alıyorsunuz, daha kaliteli ürün alıyorsunuz. Bu manada iklimsel etkilerin sonuçlarından daha az negatif etkilenme adına sulama konularına önem vermiş durumdayız, devam da ediyoruz. Tarımsal kuraklıkla mücadele stratejisi ve eylem planını da hayata geçirmiş durumdayız. Bu sene yağışlar iyi gidiyor. Bu vesileyle burada ilk kez açıklayacağım bazı rakamları da ifade etmek istiyorum. 2026 yılında gerçekleşen yağışlar uzun yıllar ortalamasının yüzde 32,5 üzerinde. Geçen yılın ise yüzde 75,7 üzerinde. Geçen yıldaki yaşadığımız o anormal kuraklığın bu devasa farkını buradan görebiliyoruz. Son 66 yılın en yüksek yağışına ulaşmış durumdayız. Bütün barajlarımızın aktif doluluk oranı, şu anda yüzde 81,5. Yani bu bir rekor, onu söylemek istiyorum. Halihazırda barajlarımızda 26 milyar metreküp daha fazla sulama su depolamış durumdayız. Geçtiğimiz yıl kuraklık sebebiyle içme suyu rezervlerinde bazı şehirlerimiz sıkıntılar yaşadı. Ama bu sene toparlamaya başladılar. Büyük oranda da toparlandı. Ben artık Türkiye’deki illerimizin içme suyu bağlamında herhangi bir sorun yaşayacaklarını düşünmüyorum açıkçası”
Kayseri’deki Erciyes Zirvesi’nde Murat Kurum’un yanı sıra yerel ve ulusal isimler de yer aldı. Etkinlikte su, tarım ve orman yangınlarına ilişkin başlıklar birlikte değerlendirildi.
“Sürdürülebilir bir tarım sistemi mutlaka ama mutlaka çok iyi bir sulama sisteminden geçer. Bizler de kapalı devre sulama sistemi yani suyu minimumda ve verimli kullanacak sulama sistemlerini sadece new yaptıktarımızda değil, geçmiştekileri de kapalı devre sulama sistemlerine çevirerek inşallah bu konudaki eksiğimizi tamamlamayı hedefliyoruz. Halihazırda Türkiye’deki sulama sistemlerinin sadece yüzde 38,5’u kapalı devre. İnşallah 2028’de bunu yüzde 40 5’e ulaştıracağız. Tabii sadece sizin kapalı devre sulama sistemleri yapmanız yetmez. Aynı zamanda çiftçilerimizin, üreticilerimizin de kendi tarla içi sulamalarında bunları kullanması gerekir. O yüzden bakanlığımız bunları kullanan çiftçilerimize yüzde 50 ile yüzde 70 arasında hibe desteği veriyor. Yani damla sulama ve diğer modern sulama sistemlerini kullanan bütün çiftçilerimize yüzde 50 ile yüzde 70 arasında yapmış oldukları harcamanın bedelini geri iade ediyoruz. Bizim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ile birlikte aslında süreçlerimiz girift. Yani birini diğerinden ayıramayız. İşte göl kurtarma planlarında birlikte çalışıyoruz”
“Orman yangını sezonu diye bir şey yoktur. Bunu söylediğiniz zaman kanıksamış olursunuz. Sadece riskli dönemler vardır. Bu riskli dönemlere de ne kadar hazır olduğunuzun bir önemi vardır. Orman yangınlarının 2025 yılı istatistiği yüzde 91’i insan kaynaklı. Aslında o ciğerimizi yakan görüntülerin, o cansiperane çalışmaların hatta içimizi yakan yine şehitlerimizin bütün çabaları, bütün gayretleri o görüntülerin bir an önce yok edilmesi, o yangının söndürülmesi üzerine oldu. Ancak bunların hiçbirisi olmayabilirdi. En azından yüzde 91’i için olmayabilirdi. Riskli dönemlerde artık bu döneme girdik. Çok şiddetli rüzgarların başladığı, şiddetli sıcaklıkların olduğu, nemin düşük olduğu dönemlerde hangi gerekçeyle olursa olsun açık alanlarda ateş yakılmaması gerekir. Bakın çok komplike bir şey söylemiyorum. Sadece biraz dikkat. Sadece tedbirli davranmak. Emin olun, bu yüzde 91’in büyük bir kısmı bu şekilde engellenebilirdi. Küçük ihmal kaynaklı çünkü bunlar.”
“Orman teşkilatımız, 187 yıllık bir kurum, Orman Genel Müdürlüğü. Bir disiplin içerisinde hareket ediyor. Dünyanın birçok ülkesine bu manada önderlik eden, yol gösteren bir kuruluşumuz. 28 bin personelimiz de, 138 bin gönüllümüz de bu riskli döneme hazırız. Güçlü bir filomuz var. Şu anda 28 uçağımız, 119 helikopterimiz, 14 insansız hava aracımızla tarihinin en donanımlı en iyi filosuna sahibiz. Ancak bütün bunların sahibi olmanız demek bu riski yok ettiğiniz anlamına gelmez. ‘Olay esnasında’yı konuşuyoruz. Benim söylediğim, öncesinde. Eğer ne kadar tedbirli davranırsak, ihtimam gösterirsek, bu vatandaşın, bu milletin ve vergileriyle yapılacak, bu tırnak içerisinde söylüyorum, yine, aslında olmayabilecek bu harcamayı, biz farklı işler için bu kaynakları kullanma imkanına sahip olacağız. 6 bine yakın kara aracımız var. 4 bin 500’e yakın ve daha da üzerinde dağların, tepelerin de oluşturmuş olduğumuz yangın göletleri var. Sadece yangınlar için de kullanılmıyor onu da söyleyeyim. Oradaki ekosistemin de kullanımına sunulmuş halde bunlar ve 776 akıllı kulemizle birlikte bunun tamamını gözetim altında tutuyoruz”
İbrahim Yumaklı:
“İklim, su, gıda ve security, aslında birbirinden ayrılması mümkün olmayan konular.”
İbrahim Yumaklı:
“Sürdürülebilir bir tarım sistemi mutlaka ama mutlaka çok iyi bir sulama sisteminden geçer.”
İbrahim Yumaklı:
“Orman yangını sezonu diye bir şey yoktur.”
Kaynak: TEK HABER AJANSI (TEKHA)




