
Yusuf Tekin Bursa’da eğitim altyapısı ve peynir kültürü çalışmalarını anlattı
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Bursa’daki programında valilik ziyareti, okul incelemeleri ve peynir kültürü etkinliğini aynı gün içinde bir araya getirdi. Tekin, eğitim altyapısından müfredata ve kültürel aktarım çalışmalarına kadar uzanan başlıklarda değerlendirmelerde bulundu.
Programda Bursa Valiliği’ni ziyaret eden Tekin, İl Yatırım Değerlendirme Toplantısı’na da katıldı. Ardından Ahmet Çabuk Ortaokulu’nda açık hava sınıfı etkinliğinde, daha sonra ise Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen peynir kültürü etkinliğinde yer aldı.
Eğitim altyapısında sınıf sayıları ve yeni dönem değerlendirmesi
Tekin’in açıklamalarında eğitim altyapısına ilişkin sayılar öne çıktı. 2002’de öğrencilerin 350 bin sınıfta ders gördüğünü, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında ise 750 bin sınıfta ders yapıldığını söyledi. Ayrıca 2002 öncesinden kalan yaklaşık 200 bin derslik bulunduğunu ifade etti.
Bakan Tekin, müfredatın milli şuur için tek başına yeterli olmadığını savunarak çocuk oyunlarının kültür oluşumunda önemli bir yer tuttuğunu dile getirdi. Yöresel yemekler için yerel akreditasyon mekanizması önerdi ve yemek kültürünün arabesk ögelerle örtülmeye başladığını söyledi.
Gastronomi okulları ve peynir arşivi çalışmaları
Tekin, kültürel aktarım için gastronomi okulları açılmaya başlandığını, bu kapsamda 7 ilde çalışma yürütüldüğünü aktardı. İstanbul ve Erzurum’daki okullarda öğrenci alımına başlandığını, İzmir, Antalya, Kayseri, Gaziantep ve Hatay’da ise okul yapılacağını belirtti.
Peynir kültürü etkinliğinde ise Anadolu’dan yaklaşık 472 çeşit peynir derlendiği bilgisi paylaşıldı. Bu çalışmanın yaklaşık 10-15 yıl sürdüğü ifade edildi.
Sergide maya alanı, dijital harita ve tadım bölümleri yer aldı
Etkinlikte serginin içeriğine dair de bilgi verildi. Maya alanı, katalog, dijital harita, fotoğraflar, belgesel ve tadım alanlarının sergide yer aldığı aktarıldı.
“Bunların yaklaşık yarısı ekonomik ömrünü tamamladığı için boşaltılmış, yıkılmış, yıkılıp yeniden yapılmış olabilir. Böyle düşündüğümüzde yaklaşık 200 bin derslik var, 2002 öncesinden kalan. Şu an 2025-2026 eğitim-öğretim yılında 750 bin sınıfta ders yaptık. Başka bir şey söylemeye gerek yok. Fiziki altyapı itibarıyla gerçekten Türkiye’de dünyaya örnek gösterilecek bir altyapıyı sağladık”
“Dünyanın her tarafında okullar ve müfredat, bu anlamda milli şuur oluşturmak açısından bir referans olarak kullanılır. Bununla ilgili bir sürü literatürden bahsetmek mümkün. Bunu yapmanın bazı yolları var. Bunlardan bir tanesi müfredatı değiştirip, müfredatı bu şekilde revize etmek. Bu bir başlangıç ama tek başına müfredat bunun için yeterli değildir. Çünkü o milli şuurun oluşmasında müfredat dışında başka etkenler de devreye girmeli. Mesela yine bu anlamda ulusların, milletlerin kendi geleneklerinin, kültürlerinin oluşumunda childların oynadıkları oyunların çok önemli, özel bir yeri var. Her ülkenin kendi geleneklerine göre çocuklarına oynattıkları oyunlar var. Çocuklar oynadıkları oyunlarda sizi siz yapan değerlerinizi, önemsediğimiz değerleri, vatanseverlik, yardımlaşma, dayanışma gibi değerleri sizin perspektifinizle alırlar, kazanırlar. Siz kendi çocuklarınıza dünyanın başka bir ülkesindeki çocukların oynadığı oyunu oynatırsanız eğer çocuklar başka bir referansla büyür.”
“Anadolu insanı, insanlarımız, Türkiye’yi görmeye gelenler, Anadolu’ya gittiğinde yöresel yemeğin literatüre uygun bir biçimde yapıldığına dair yerel bir akreditasyon mekanizması niye olmaz? Bu yemeklerin nasıl hazırlandığı ve nasıl servis edildiği, bu kültürün oluşumunda çok önemli bir unsur. Ben arkadaşlarımdan bunu da rica ettim. Bunu da yapmak istiyoruz. Bir akreditasyon mekanizması oluşturalım, Anadolu yemekleri nasıl, niçin, hangi günlerde, hangi amaca matuf olarak yapılır? Hangi toplumsal boşluğu doldurur? Nasıl servis edilir? Bunlar literatüre geçsin. Bursa’dan arabasıyla yola çıkan bir ailemiz, bir ile gittiği zaman buraya ait yemeği, buraya ait kültürle beraber doğru şekilde pişiren, doğru malzemeyle, doğru zamanda servis eden restoranları da hizmet veren yerleri de akredite edelim istiyoruz. Maalesef yemek kültürümüz, arabesk ögelerle örtülmeye başlandı”
“Anadolu’da herhangi bir yere gittiğiniz zaman yemeğin tarifini sorduğunuzda bir bakıyorsunuz Türkiye ile hiç alakası olmayan başka bir şey enjekte edilmiş yemek tarifine. Bu, kültürün ortadan kaybolması demek. Bu literatürün oluşması adına şu anda 7 ilimizde gastronomi okulları açmaya başladık. İstanbul’daki okulumuz eylül ayında bitmiş olacak, öğrenci almaya başladık. Erzurum’daki okulumuz öyle. İzmir’de, Antalya’da, Kayseri’de, Gaziantep’te, Hatay’da bu okulları yapacağız inşallah. 7 bölgede bölgesel yemeklerin hazırlanışını hem literatüre, kayda geçiren hem de bunun servisini, hizmetini yapan bir mekan.”
“Fransız peynirleri pastörize sütten yapılmaz”
“Birkaç farklı kurum ve kuruluşla konuştum. Çok arzu ettiğimiz noktaya gelemeyince ben kendi adıma Anadolu’da dolaştığım illerde gördüğüm, farklı peynirlerin reçetelerini yapan kişilerden alıp, derlemeye başladım. Yaklaşık 10-15 yıldır süren bir süreç. Kayıtlarım oluştu. Sonra 2023’te Milli Eğitim Bakanı olunca Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürümüzden bu peynirlerin bir literatürünün oluşturulmasını, bunun Türk kültürüne hizmet açısından önemli olduğunu düşündüm ve kendilerinden rica ettim. Yaklaşık 472 çeşit peynir, Anadolu’nun değişik yerlerinden derlendi”
Bursa programına Vali Erol Ayyıldız, AK Parti milletvekili Osman Mesten ve AK Parti il başkanı Davut Gürkan da eşlik etti. MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan etkinliğe Olgunlaşma Enstitüleri de katkı verdi.
Kaynak: TEK HABER AJANSI (TEKHA)




