2’nci İletişim Şurası bildirgesinde stratejik iletişim ve dijital riskler için ortak çalışma çağrısı

Burhanettin Duran, Ankara’da düzenlenen 2’nci İletişim Şurası’nın ardından hazırlanan sonuç bildirgesindeki önerileri kamuoyuyla paylaştı. Bildirgede, stratejik iletişimden afet iletişimine, medya eğitiminden dijital risklere kadar uzanan çok sayıda başlık yer aldı.

Metinde, iletişim alanında kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, standartların netleştirilmesi ve veri temelli çalışma anlayışının yaygınlaştırılması gerektiği vurgulandı. Bildirgede ayrıca yapay zeka, doğrulama mekanizmaları ve dezenformasyonla mücadeleye ilişkin ayrı öneriler sıralandı.

Stratejik iletişim için ortak çalışma grubu önerisi

Bildirgede, İletişim Başkanlığı koordinasyonunda ortak bir stratejik iletişim çalışma grubu kurulması önerildi. Kriz dönemlerinde yetki, sorumluluk ve onay süreçlerinin önceden belirlenmesi gerektiği de metinde yer aldı.

Stratejik iletişimde veri temelli içerik üretimi ve yapay zeka kullanımı da öneriler arasında sayıldı. Kamu diplomasisi alanında ise kamu, özel sektör, yerel yönetimler ve sivil toplum arasında iş birliğinin artırılması çağrısı yapıldı.

“Kamu diplomasisi, stratejik iletişim, güvenlik, kriz yönetimi, medya politikaları ve dijital dönüşüm başta olmak üzere iletişimin her başlığını titizlikle müzakere ettik. Ben, bu sürece katkı sunan her bir katılımcıya teşekkür ediyor; 2’nci İletişim Şuramızın Sonuç Bildirgesine dair görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. İletişim Başkanlığı koordinasyonunda ortak bir stratejik iletişim çalışma grubu oluşturulmalı; kriz dönemlerinde kullanılacak yetki, sorumluluk ve onay süreçleri önceden belirlenmelidir. Hibrit tehditlerle mücadele ve uluslararası krizler bağlamında proaktiflik, tutarlılık ve şeffaflık gibi temel ilkeler esas alınmalıdır. Stratejik iletişim anlatısında veri temelli içerik üretimi temel alınmalı ve analiz süreçlerinde yapay zeka teknolojilerinden güvenli ve etkin şekilde yararlanılmalıdır. Türkiye’deki uluslararası öğrenciler iletişim elçileri olarak kabul edilmelidir. Stratejik iletişim alanında uluslararası ölçekte referans oluşturacak sistem geliştirilmeli; küresel akademik iş birlikleri ve Türk akademik yayınlarının görünürlüğü desteklenmelidir”

“Siyasal iletişim çalışmaları veriye dayalı yürütülmeli; sosyolojik değişim ve dönüşümler dikkate alınmalı; olası krizleri etkin şekilde yönetebilmek için stratejik ve proaktif bir yaklaşım benimsenmelidir. Siyasal iletişim alanında dijitalleşme sürecinin beraberinde getirdiği fırsatlar değerlendirilmeli, risk ve tehditlere karşı tedbirler alınmalıdır. Etkili bir kamu diplomasisi stratejisi için kamu, özel sektör, yerel yönetimler ve sivil toplum arasında güçlü iş birlikleri kurulmalı, etkili anlatı stratejileri geliştirilerek faaliyetlerin Türk dış politikasıyla uyumu sağlanmalıdır. Kamu diplomasisi faaliyetleri etki odaklı ve ağ (network) temelli tasarlanmalıdır. Türkiye’nin uluslararası yayıncılık potansiyeli geliştirilip güçlendirilmelidir. Kültürel, sportif, bilimsel ve insani faaliyetler gibi yumuşak güç unsurları; dönemsel ve tematik bazda ele alınarak çok dilli bir anlatı stratejisi ile ele alınmalıdır. Kamu diplomasisi faaliyetlerinin etkisini yapay zeka ve yeni medya teknolojileri vasıtasıyla sistematik bir şekilde ölçümleyecek mekanizmalar kurulmalıdır. Türkiye markasını güçlendirmek için stratejiler geliştirilerek markalama çalışmaları artırılmalı; bu çalışmalar ülke markalaması strateji belgesine dönüştürülmeli ve bir eylem planı oluşturulmalıdır”

Medya eğitimi ve doğrulama mekanizmaları öne çıktı

Sonuç bildirgesinde medya mensupları için DMM tecrübesine dayalı eğitim programları hazırlanması önerildi. Haber üretiminde doğrulama mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği de ayrıca vurgulandı.

Bildirge, yerli ve milli yapay zeka geliştirilmesi için üniversite, kamu ve özel sektör iş birliğinin önemine işaret etti. Bu çerçevede, Türkiye Medya Veri Tabanı oluşturulması da öneriler arasında yer aldı.

“Medya mensuplarının dezenformasyona karşı farkındalığı, DMM’nin tecrübesinden yararlanan eğitim programlarıyla artırılmalıdır. Yapay zekanın bilinçli, güvenli ve sorumlu kullanımına ilişkin eğitim programları; medya okuryazarlığı, dijital okuryazarlık, doğrulama süreçleri, dezenformasyonla mücadele, telif hakları ve dijital etik konularını kapsayacak şekilde geliştirilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır. Haber ve içerik üretim süreçlerinde doğrulama mekanizmaları güçlendirilmelidir. Yerli ve milli yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi için üniversiteler, kamu kurumları, özel sektör ve ilgili paydaşlar arasında iş birliği güçlendirilmeli; ‘Türkiye Medya Veri Tabanı’ oluşturulmalıdır. Dijital krizler, siber tehditler, bilgi kirliliği ve benzeri dijital risklere karşı ulusal düzeyde dijital afet senaryoları hazırlanmalı ve düzenli olarak güncellenmelidir. Saha gazeteciliğinin güçlendirilmesine yönelik mesleki ve kurumsal destek mekanizmaları geliştirilmelidir. Dijital teknolojiler ve yapay zeka uygulamaları, gazeteciliğin temel ilkeleri olan doğruluk, yerinde gözlem, kaynak çeşitliliği ve kamu yararı doğrultusunda kullanılmalıdır. Haber üretimi, tıklanma ve popülerlik baskısından arındırılmalı; nitelikli habercilik desteklenmelidir. Serbest medya çalışanlarının hukuki statüsüne ilişkin mevzuat düzenlemeleri yapılmalıdır. Konvansiyonel medyanın ayakta kalabilmesi için ortak proje ve destekler artırılmalıdır”

“Engelli bireylerin medya içeriklerine erişimini artırmak için sesli betimleme, işaret dili, alt yazı ve ergonomik web tasarımları gibi standartlar benimsenmelidir. Korsan yayıncılıkla mücadele için ilgili kurumlarla iş birliği halinde yasal düzenlemeler, toplumsal farkındalık kampanyaları ve teknolojik çözümler geliştirilmelidir. Televizyon yayınlarında reyting kaygısından uzak, kültürel ve etik değerleri gözeten, milli kimliğimizle uyumlu nitelikli içeriklerin sayısını artırmak için teşvik mekanizmaları geliştirilmelidir. Türkiye’nin kültürel zenginliğini, tarihini ve kimliğini tanıtan projeler artırılmalı; Türkiye, kendi hikâyesini, kendi ürettiği içeriklerle anlatmalıdır. Halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim alanında mesleki terminoloji standartlaştırılmalı; ortak kavram ve terim setlerinin yaygın kullanımı teşvik edilmelidir. Halkla ilişkiler, kurumların stratejik yönetim fonksiyonlarından biri olarak karar alma süreçlerine etkin biçimde dahil edilmelidir. Dijital dönüşüm ve yapay zeka uygulamaları, halkla ilişkiler süreçlerinde verimlilik sağlayacak şekilde yaygınlaştırılırken insan odaklı iletişim anlayışı korunmalıdır. Halkla ilişkiler alanında nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi amacıyla üniversite-kamu-özel sektör iş birlikleri kurumsallaştırılmalıdır”

Afet iletişimi ve erişilebilirlik için yeni standartlar

Afet dönemlerine ilişkin bölümde, dijital afet senaryolarının hazırlanması ve düzenli olarak güncellenmesi istendi. Dezenformasyonla mücadele için önleyici mekanizmalar oluşturulması ve yayıncılık standardının güncellenmesi de bildirgede yer alan başlıklardan oldu.

Engelli bireyler için erişilebilirlik standartları da sıralandı. Sesli betimleme, işaret dili, alt yazı ve ergonomik web tasarımı bu başlık altında öne çıkan unsurlar arasında yer aldı.

“İlgili kurum temsilcilerinin yer aldığı ‘Afet İletişimi İstişare Kurulu’ benzeri bir yapı içerisinde birbirleri ile daimi koordinasyon içerisinde olacakları bir platforma sahip olmalıdır. Afeti yöneten ekipler ile afet iletişimini yöneten ekipler birbirinden ayrılmalıdır. Afet dönemlerinde ortaya çıkan dezenformasyonun önlenmesine yönelik mekanizmalar kriz öncesinde oluşturulmalı; önleyici tedbirler geliştirilmelidir. ‘Afet Yayıncılığı Standardı’ güncellenerek kriz dönemlerinde medya platformlarının yalnızca alanında yetkin ve akredite kişilere yer vermesi sağlanmalıdır. Afet dönemlerinde toplumsal dayanışmayı tehdit eden linç kültürü, algı operasyonları ve manipülasyon faaliyetlerine karşı proaktif idari ve hukuki tedbirler tavizsiz uygulanmalıdır”

“Uluslararası içerik tekelleşmesine ve kültürel hegemonyaya karşı, ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefi doğrultusunda yerli ve milli değerleri esas alan kapsamlı bir İletişim Strateji Belgesi hazırlanmalıdır. İzleyiciyle daha güçlü bağ kuran, doğal ve özgün hikaye anlatımına sahip; kültürel mirası, ailevi değerleri ve toplumsal hafızayı yansıtan film, dizi, animasyon ve belgesel üretimleri teşvik edilmelidir. Hedef illerde büyük dizi ve film platolarının kurulmasını teşvik ederek platoların bölge turizmine katkı sağlamasına dönük teşvikler arttırılmalıdır. Ve son olarak Türkiye’nin mevcut iletişim alanının bir haritasının çıkarılması, İletişim Şûrası’nın farklı temalar çerçevesinde periyodik olarak düzenlenmesi sağlanmalıdır.”

Kamu diplomasisi ve periyodik şura çağrısı

Bildirgede, uluslararası öğrencilerin iletişim elçileri olarak değerlendirilmesi önerildi. Kamu diplomasisinin etkisinin yapay zeka ve yeni medya teknolojileriyle ölçülmesi gerektiği de metinde yer aldı.

Son bölümde ise İletişim Strateji Belgesi hazırlanması ve şuranın periyodik olarak toplanması çağrısı yapıldı. Metinde, önerilerin iletişim politikalarında ortak bir çerçeve oluşturmayı hedeflediği görüldü.

Kaynak: TEK HABER AJANSI (TEKHA)

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu