TOBB ile Suudi Arabistan Odalar Federasyonu arasında iş birliği mutabakatı imzalandı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Suudi Arabistan Odalar Federasyonu (FSC) arasında iş birliği mutabakat zaptı imzalandı. Anlaşma, iki ülke özel sektörü arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmeye dönük bir kurumsal çerçeve oluşturuyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, imza töreninde yaptığı değerlendirmelerde Türkiye’nin büyüklüğüne, İİT ülkeleriyle ticaret hacmine ve yatırım ortamına ilişkin verileri paylaştı. Yılmaz’ın mesajlarında, ticaret ve yatırım başlıklarının yanı sıra vergi düzenlemeleri de öne çıktı.

İİT ticaretinde Türkiye’nin yeri

Yılmaz, İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT) üye 57 ülkenin dünya nüfusunun yaklaşık beşte birini barındırdığını hatırlattı. Aynı değerlendirmede, İİT ülkelerinin küresel mal ticaretindeki payının yüzde 10 ila 11 düzeyinde olduğu, 2024-2025 döneminde ise bu oranın yüzde 20’ler civarında kaldığı ifade edildi.

Türkiye’nin 2025 itibarıyla 1,6 trilyon doların üzerine çıkan ekonomik büyüklüğe ulaştığı, 2002’de bu rakamın 238 milyar dolar olduğu aktarıldı. Geçen yıl mal ve hizmet ticaretinin 396 milyar dolar olduğu, bu yıl ise 400 milyar doların aşılmasının beklendiği belirtildi. Kişi başına gelirin de geçen yıl 18 bin doların üstünü gördüğü kaydedildi.

Türkiye’nin nominal dolar bazında 16’ncı büyük ekonomi, satın alma gücü paritesiyle ise 11’inci büyük ekonomi olarak aktarıldığı toplantıda, 2025 itibarıyla İİT ülkeleriyle ticaret hacminin 118 milyar dolara ulaştığı bilgisi paylaşıldı.

“Bugün küresel ekonomi, jeopolitik gerilimler, artan korumacılık eğilimleri, tedarik zincirlerindeki dönüşüm ve dijitalleşmenin hızlanması gibi çok boyutlu gelişmelerle karşı karşıyadır. Küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar, finansmana erişim sorunları ve yeşil dönüşüm gibi yeni sınamalarla karşı karşıyayızi. Bu çerçevede İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkeler arasındaki ticaret imkanlarının artırılması ve iş birliklerinin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. İİT üyesi 57 ülke dünya nüfusunun yaklaşık beşte birini barındırmakla beraber küresel mal ticaretinin yalnızca yüzde 10 ila 11’ini oluşturmaktadır. Bu veriler İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri arasında önemli bir ekonomik potansiyel bulunduğunu da göstermektedir. Rakamlarımız şu anda düşük, dolayısıyla potansiyelimiz yüksek. Bir taraftan olumsuz gibi görünüyor mevcut durum ama diğer taraftan imkanları iyi değerlendirebilirsek önümüzde alabileceğimiz önemli mesafeler olduğunu gösteriyor. Nitekim 2024-2025 yıllarında bu payın yüzde 20’ler civarında kaldığını görüyoruz. Bu tabloyu değiştirmemiz lazım. İslam ülkelerinin dünya ekonomisinden ve ticaretinden aldığı payı artırmamız lazım. Bu da tek tek yapacağımız çabaların dışında birlikte yapacağımız işlerle gerçekleşecek. Bu kapsamda daha fazla üretim ortaklığına, yatırımlarda daha fazla iş birliğine, lojistiğe, bağlantısallığa ve entegrasyona ihtiyacımız var”

Yatırım akışları ve vergi düzenlemeleri

Yılmaz’ın paylaştığı verilere göre, 2003’ten bu yana İİT ülkelerinden Türkiye’ye 27,3 milyar dolar doğrudan yatırım geldi. Aynı dönemde Türkiye’den İİT üyelerine yapılan doğrudan yatırımın 15,2 milyar dolar olduğu ifade edildi.

Konuşmada, İİT içi ticaret hedefinin yüzde 25 olduğu da dile getirildi. Türkiye’nin imalat, sanayi ve tarımda kurumlar vergisini yüzde 12,5’a düşürdüğü, transit ve nitelikli hizmet ihracatında vergilerin neredeyse sıfırlandığı aktarıldı.

“Bugün küresel ekonomi, jeopolitik gerilimler, artan korumacılık eğilimleri, tedarik zincirlerindeki dönüşüm ve dijitalleşmenin hızlanması gibi çok boyutlu gelişmelerle karşı karşıyadır.”

İstanbul Finans Merkezi için yüzde 100 ve yüzde 95 vergi muafiyeti uygulandığı, burada Tek Durak Ofis uygulamalarının başlatıldığı da toplantıda yer alan başlıklar arasında oldu. Bu uygulamaların tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılmasının düşünüldüğü belirtildi.

“Bu sene inşallah 400 milyar doları aşacağız.”

Mutabakat zaptı, TOBB ile FSC arasında kurumsal iş birliğini belirleyen yeni bir çerçeve olarak kayda geçti.

“Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti hükümetleri 2002 yılında göreve geldiklerinde ekonomik büyüklüğümüz 238 milyar dolardı. 2025 yılı itibarıyla ekonomik büyüklüğümüz 1,6 trilyon doların üzerine çıktı. Çok önemli bir gelişme kaydettik. Yine geçen yıl itibarıyla mal ve hizmet ticareti olarak baktığınızda 396 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu sene inşallah 400 milyar doları aşacağız. Kişi başına gelirimiz geçen yıl itibariyle 18 bin doların üstüne çıktı. Bugün ekonomik hacim olarak baktığınızda nominal dolar bazında dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi konumundayız. Satın alma gücü paritesiyle bakarsanız 11’inci büyük ekonomisi durumundayız. Ve bu ekonomik gücümüzle ve kardeş dost ülkelerle iş birliği içinde potansiyelimizi maksimum düzeyde kullanmayı hedefliyoruz. 2025 yılı itibariyle İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz 118 milyar dolara ulaşmıştır. Geçmişe bakarsak çok önemli bir gelişme; potansiyele bakarsak yeterli değil. Daha yapacağımız çok iş var. 2003 yılından itibaren İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerden ülkemize 27,3 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım gelirken; ülkemizden İslam İşbirliği Teşkilatı üyelerine 15,2 milyar dolar doğrudan yatırım gerçekleştirilmiştir. Bunu da artırmamız lazım. Yatırımları karşılıklı ne kadar artırırsak ticari ilişkilerimizi de sağlam bir zemine kavuşturmuş oluruz”

“İslam ülkeleri olarak hedeflediğimiz yüzde 25’lik İslam İşbirliği Teşkilatı içi ticaret hedefine henüz ulaşabilmiş değiliz. Aslında bu 25 bile düşük, çok daha fazlasını hedeflememiz lazım. Bu alanda hedeflerimize ulaşmak için ikili ilişkilerimizin yanı sıra elimizdeki en önemli enstrüman bayrak projelerinden biri olan tercihli ticaret sistemidir. Ticaretin önündeki engelleri ne kadar kaldırırsak toplam refahımızı o kadar artırmış oluruz. Bunu hem ikili bazda hem de çok taraflı olarak yapmak durumundayız. Aslında bu tercihli ticaret sistemi bile yeterli değil. Uzun vadede serbest bir ticaret alanı oluşturmamız ve bu oluşacak zenginlikten hepimizin kazanması ana hedefimiz olmalı diye inanıyorum. Diğer taraftan ticaret ve yatırım uyuşmazlıklarının tarafsız, adil, bağımsız bir şekilde çözülmesi bakımından İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi’nin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye olarak bir Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımladık ve kurumlarımıza, iş dünyamıza bu mekanizmayı kullanma tavsiyesinde bulunduk. Aynısını sizlerde ülkelerinizde yaparsanız bu mekanizmayı da el birliğiyle güçlendirmiş oluruz. Dünyanın bu önemli dönüşüm sürecinde iş birliklerimizi artırmalıyız ve oluşan bu ortamı kendi lehimize dönüştürmeliyiz. Riskler kadar fırsatlar da var bu yeni ortamda. Yeter ki biz bunları iyi analiz edelim ve güçlü bir iş birliğiyle bu fırsatları değerlendirelim”

“Bu çerçevede yatırım ortamını iyileştirmeye dönük çalışmalar yapıyoruz. Yine son dönemlerde ‘Güçlü Merkez Türkiye’ programıyla yeni bir vizyon ortaya koyduk. Ve çok önemli kararlar aldık. Bu çerçevede imalat, sanayi ve tarımsal üretimde kurumlar vergimizi yüzde 12,5’a düşürdük. Bugünkü dünyada üretim gücü çok önemli, üretken sektörleri korumak çok önemli. Bizim genel kurumlar vergisi ortalamamız yüzde 25 ama imalat sanayi ve tarım için bunu yüzde 12,5’a çektik. Bu içerideki yatırımcı için olduğu kadar dışarıdan gelip Türkiye’de yatırım yapacaklar için de çok daha farklı bir ortam oluşturacak. Yine transit ve nitelikli hizmet ihracatında vergileri neredeyse sıfırladık. İstanbul Finans Merkezi’nde olursa yüzde 100, dışında olursa yüzde 95 vergi muafiyeti getirdik. Dijital şirket kurulumunu kolaylaştıran adımlar attık. Girişimcilik ekosistemini güçlendirmeye, bürokrasiyi azaltmaya çalışıyoruz ve ‘Tek Durak Ofis’ uygulamalarını İstanbul Finans Merkezi’nde başlattık. Tüm Türkiye’ye yaygınlaştırmayı düşünüyoruz. Bütün bu adımları niçin atıyoruz? Daha fazla sermaye, daha fazla nitelikli insan gelsin; burada istikrarlı bir ortamda yatırım yapsın. Hem ülkemiz kazansın hem de gelen yatırımcılar kazansın. Bütün amacımız bu. Bu kaza-kazan ilişkisi yaklaşımıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İstanbul Finans Merkezi’ne de bu kapsamda yeni birtakım teşvikler sağladık. Burada da katılım, finans, İslami finans enstrümanları başta olmak üzere finansal anlamda çok daha güçlü bir merkez oluşturma çabamızı sürdürüyoruz”

Cevdet Yılmaz:

“İslam ülkeleri olarak hedeflediğimiz yüzde 25’lik İslam İşbirliği Teşkilatı içi ticaret hedefine henüz ulaşabilmiş değiliz.”

Cevdet Yılmaz:

“Bu çerçevede imalat, sanayi ve tarımsal üretimde kurumlar vergimizi yüzde 12,5’a düşürdük.”

Kaynak: TEK HABER AJANSI (TEKHA)

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu