
Erdoğan, terörün ekonomik yükünü rakamlarla anlattı: Meclis’e yeni düzenleme geliyor
Kabine Toplantısı’nın 69’uncusunun ardından yapılan açıklamada ekonomi, dış politika, enerji ve Terörsüz Türkiye başlıkları birlikte ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terörün Türkiye ekonomisine yükünü rakamlarla anlattı ve önümüzdeki günlerde Meclis’e yeni bir düzenleme sunulacağını söyledi.
Açıklamada, ihracatçılar, çiftçiler, esnaf, turizm ve imalat sanayisi için duyurulan destekler de öne çıktı. Erdoğan, yılın ilk yarısında 724 bin çiftçiye 141 milyar lira, yaklaşık 100 bin esnafa ise 40 milyar lira finansman desteği verildiğini aktardı.
Destek paketlerinde kredi, finansman ve vergi adımları
Ekonomik başlıkta ihracatçılar için günlük reeskont kredi limiti 5 milyar liraya çıkarıldı. Sübvansiyonlu yatırım kredisi hacmi 750 milyar liraya yükseltilirken, imalat sanayisine 250 milyar liralık ilave finansman sağlandı.
Üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için 1 trilyon liralık destek paketi devreye alındı. Ayrıca konaklama vergisi yüzde 2’den yüzde 1’e düşürüldü; turizmde çalışan başına 3 bin 500 liralık destek başlatılıyor. Hazine kefaletiyle 60 milyar liralık ilave finansman imkanı da oluşturuldu.
Bölgesel çatışmaların ekonomi üzerindeki etkisi
Erdoğan, İsrail’in bölgeyi istikrarsızlığa sürüklediğini, Filistin topraklarının adım adım işgal edildiğini ve Batı Şeria’da Filistinlilere göç ettirme, yıldırma ve sindirme politikaları uygulandığını söyledi. Gazze, Batı Şeria, Filistin ve Lübnan hattındaki çatışmaların küresel petrol arzında şok yarattığı, bunun da küresel piyasalarda birçok girdide fiyatları hızla yükselttiği ifade edildi.
Türkiye ekonomisinin bu çoklu şokları yönettiği aktarılırken, Türkiye’yi merkez ülke yapma stratejisinin de değerlendirildiği belirtildi.
Terörün maliyeti ve Meclis’e gelecek düzenleme
Açıklamada terörün ekonomik faturası için de kapsamlı rakamlar paylaşıldı. Terörün GSYH maliyeti 511 milyar dolar, kişi başı gelir kaybı 5 bin 800 dolar, ihracat kaybı 110 milyar dolar, istihdam kaybı ise 2,5 milyon kişi olarak aktarıldı.
40 yıllık kümülatif borçlanma maliyetinin 520 milyar dolara yaklaştığı, vergi kaybının 123 milyar dolara yaklaştığı ve dolaylı ile doğrudan maliyetlerle terör faturasının 2,3 trilyon doların üzerine çıktığı ifade edildi. Yıllık ortalama terör maliyetinin 50 milyar doları aştığı da belirtildi.
“Kabinemizin 69’uncu toplantısını az önce tamamladık. Toplantımızda ekonomiden dış politikaya, enerjiden Terörsüz Türkiye sürecine kadar birçok başlığı etraflıca ele aldık. Dış politikada kapsamlı bir ufuk turu yaparken enerjide Türkiye’yi merkez ülke yapma stratejimizi değerlendirdik.Türkiye’nin merkezinde yer aldığı coğrafya son yılların en sancılı günlerini yaşıyor. İsrail’in savaş bağımlısı mevcut yönetimi, tahrik ve tertipleriyle bölgemizi istikrarsızlığa sürüklemeye devam ediyor. İsrail bu bölgede temel insan haklarını hiçe sayarak, uluslararası hukuku ayaklarının altına alarak, Filistin topraklarını adım adım işgal ediyor. İsrail’in işgalleri, İsrail’in hukuksuz yerleşimleri, İsrail’in Gazze’de yaptığı gibi Batı Şeria’da da Filistinlilere karşı uyguladığı göç ettirme, yıldırma, sindirme politikası bölgemizdeki sorunların ana kaynağıdır. Bu saldırganlığın faturasını sadece Filistinli kardeşlerimiz, sadece kardeş Lübnan halkı değil; farklı inanç kesimleriyle bölgenin tamamı ödemektedir.Örneğin bölgemizdeki çatışmalar sebebiyle küresel petrol arzında tarihin en büyük şoklarından biri yaşanmaktadır. Yalnızca petrol değil maalesef küresel piyasalarda birçok girdide fiyatlar hızla yükselmiştir. Türkiye olarak her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır.”
“Savaş kaynaklı maliyetlerin vatandaşlarımız üzerindeki etkisini asgari seviyede tutmak için özel gayret gösteriyoruz. Bu süreçte üreticimizi, ihracatçımızı ve reel sektörümüzü de desteklemeyi ihmal etmiyoruz. İhracatçılarımızın günlük reeskont kredisi limitini 4,5 milyar liradan 5 milyar liraya yükselttik. Sübvansiyonlu yatırım kredisi hacmini 500 milyar liradan 750 milyar liraya çıkardık. İmalat sanayimize ilave 250 milyar liralık uygun koşullu finansman imkanını sağladık. Yani sadece bu dönemde üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için 1 trilyon liralık destek paketini devreye aldık.Çiftçimizi de esnafımızı da yalnız bırakmıyoruz. Yılın ilk yarısında 724 bin çiftçimize 141 milyar lira, yaklaşık 100 bin esnafımıza ise 40 milyar lira finansman desteği sunduk. Turizm sektöründe vergi yükünü yarıya indirdik. Konaklama vergisini yüzde 2’den yüzde 1’e düşürdük. Turizmde istihdamı korumak amacıyla işletme belgeli tesislerde çalışan başına 3 bin 500 liralık destek uygulamasını başlatıyoruz. Hazine kefaleti ile 60 milyar liralık ilave finansman imkanı oluşturduk. Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerimizde istihdamı korumaya yönelik desteklerimizi de sürdürüyoruz. Eş zamanlı olarak Türkiye’yi bölgesinin üretim, lojistik, transit ticarette ve teknoloji merkezi haline getirecek adımları kararlılıkla atıyoruz.”
“Türkiye, geçmişte demokrasi açığıyla birlikte güven ve istikrar eksikliğini bizzat yaşamış, bunun neye mal olduğunu çok iyi bilen bir ülkedir. Türkiye’yi yıllarca esir alan güven ve istikrar sorununun ülkemize ödettiği bedellerin en başında terör meselesi vardır. Terörün olumsuz etkileri büyüme, ihracat ve istihdam başta olmak üzere pek çok başlıkta derinden hissedilmiştir.Partimizin Ekonomi İşleri Başkanlığının yaptığı güncel bir çalışma, terörün Türkiye ekonomisine maliyetini çok net biçimde ortaya koyuyor. Buna göre terörün faturası gayrisafi yurt içi hasılada 511 milyar doları, kişi başı gelirde 5 bin 800 doları, ihracatta ise 110 milyar doları buluyor. İstihdamdaki kayıp 2,5 milyon kişiye ulaşıyor. Terör kaynaklı kayıplar, kamu maliyesi tarafında da çift yönlü bir baskıya neden olmuştur. 40 yıllık kümülatif borçlanma maliyetimiz 520 milyar dolara, vergi kaybımız ise 123 milyar dolara yaklaşmaktadır. Dolaylı ve doğrudan maliyetleri de dikkate alındığında terörün Türkiye’ye faturası 2,3 trilyon doların üzerindedir. Fırsat maliyetleri yönüyle baktığımızda terör nedeniyle ülkenin ekonomik kaybı bu rakamın neredeyse iki katıdır. Yatırım, istihdam, finansman, turizm, tarım, güvenlik boyutlarıyla hesap edildiğinde terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları geçiyor.Terörsüz Türkiye sürecimiz menziline vardığında sadece analar geceleri başlarını yastığa gönül huzuruyla koymakla kalmayacak, inşallah ülkemiz işte bu ağır ekonomik faturadan da ebediyen kurtulmuş olacaktır. Bu mesele kalıcı bir şekilde çözüldüğünde kazanan 86 milyon ferdi ile tüm Türkiye olacak, millet olacak, memleket olacaktır.Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda artık yeni bir hikaye yazmaya başlayacaktır. Önümüzdeki günlerde bir süredir üzerinde çalıştığımız yasal düzenlemeyi Gazi Meclisimizin takdirine sunacağız. Cumhur İttifakı olarak çeşitli zorluklara rağmen, tam bir dayanışma içinde yürüttüğümüz bu önemli süreci milli meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerimizin de desteğiyle inşallah hedefine ulaştıracağız.”
“Kabinemizin 69’uncu toplantısını az önce tamamladık.”
“Savaş kaynaklı maliyetlerin vatandaşlarımız üzerindeki etkisini asgari seviyede tutmak için özel gayret gösteriyoruz.”
“Terörün Türkiye’ye faturası 2,3 trilyon doların üzerindedir.”
“Önümüzdeki günlerde bir süredir üzerinde çalıştığımız yasal düzenlemeyi Gazi Meclisimizin takdirine sunacağız.”
Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinde yeni bir yasal düzenlemenin önümüzdeki günlerde Gazi Meclis’e sunulacağını söyledi. Cumhur İttifakı’nın süreci sürdürdüğü ve destekle ilerleyeceği de açıklamada yer aldı.
Kaynak: TEK HABER AJANSI (TEKHA)




