
Fidan, Rusya ziyaretinde NATO zirvesi, Ukrayna ve bölgesel dosyaları değerlendirdi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya ziyaretinde Türk basınına yaptığı değerlendirmelerde Ankara’da planlanan NATO zirvesi hazırlıklarını, Rusya ile süren temasları ve bölgesel dosyalardaki başlıkları anlattı. Fidan, Türkiye’nin ittifak içindeki konumuna ve görüşmelerde öne çıkan teknik ayrıntılara dikkat çekti.
Açıklamalarda NATO, Ukrayna, Güney Kafkasya, ABD-İran hattı ve İsrail’in politikaları ayrı başlıklar olarak ele alındı. Fidan, bazı dosyalarda görüşmelerin sürdüğünü, bazılarında ise taraflar arasındaki ayrışmanın devam ettiğini aktardı.
NATO zirvesi hazırlıkları Ankara gündeminde
Fidan’ın aktardığına göre NATO zirvesi Ankara’da planlanıyor ve hazırlıklar sürüyor. Bu çerçevede Türkiye’nin ittifak içindeki rolü de öne çıkarıldı.
Avrupalı müttefiklerin, ev sahipliğinin Donald Trump’ın katılımı durumunda daha da önem kazanacağını söylediği bilgisi de paylaşıldı. NATO içinde üç grup bulunduğuna ilişkin değerlendirme de açıklamalar arasında yer aldı.
“En önemli konu; ABD ile Avrupalıların NATO’ya bakışındaki nüanslar ne şekilde tezahür edecek? Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı’nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil. Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye’de yapılacak olmasının, Başkan Trump’ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti ve zaten buraya önem vermediğini fiili olarak deklare etmiş olacaktı. NATO’nun içerisinde kabaca üç grup var. ABD BAMBAŞKA bir kutup. Avrupa Birliği bir kutup, bir de bunun dışında kalan ülkeler. Bunun dışında kalan ülkelerden tek başına görüş oluşturma, adeta bir kutup olma niteliği taşıyan ülke Türkiye”
Rusya ile temaslar ve Ukrayna başlığı
Fidan, Rusya ile iş birliği ve karşılıklı ziyaretlerin sürdüğünü belirtti. Buna karşılık Rus yetkililerin Ukrayna konusundaki görüşlerinde bir değişiklik olmadığı aktarıldı.
Donetsk meselesine ilişkin olarak, çözüm için bu başlığın ele alınmasının şart olduğu ifade edildi. Böylece Rusya-Ukrayna hattındaki farklılıkların sürdüğü mesajı verildi.
“Ruslarla çok özel bir ilişki geliştirdik, çok ciddi sıkıntılı alanlarımız olduğunda bile iş birliği yapmasını, güven oluşturmasını bildik. Her iki liderin de vizyonu ortada; belli ilkeler çerçevesinde ülkelerinin iyiliğini savunuyorlar. Yapıcı bir tutum takınmaya hazırlar. Rusya’da gerçekleştirdiğim temaslarda, Rus yetkililerin, Ukrayna konusundaki görüşlerinin değişmediğini müşahede ettim. ‘Donetsk konusu hallolmadan olma şansı yok’ diyorlar”
Bölgesel iş birliği ve 3+3 Mekanizması
Fidan’ın değerlendirmelerinde Güney Kafkasya için 3+3 Mekanizması da yer aldı. Bölgesel rekabet yerine iş birliğinin öne çıkarılması gerektiği vurgulandı.
Orta Doğu, Güney Kafkasya ve Orta Asya başlıklarının birlikte ele alınması, bölgesel dosyaların birbirinden bağımsız ilerlemediğine işaret etti.
“Biz bölge ülkeleri olarak şunu görebilmeliyiz; rekabet ve tahakküm arayışları yerine iş birliğini ön plana çıkarmamız lazım. Bu anlayışın Orta Doğu’daki son gelişmeler bağlamında belli bir noktaya gelmekte olduğunu görüyoruz. Aynı bakış açısıyla Güney Kafkasya og Orta Asya’da ekonomilerimizi güçlendirebilir, istikrarı artırabiliriz. Tahakküm kurma arayışlarına son verilmesi lazım. Barış, huzur ve istikrar hepimizin lehine olacaktır. Anlayışımızı değiştirmemiz lazım”
ABD-İran dosyasında teknik ayrıntılar konuşuluyor
Fidan, ABD ve İran arasındaki görüşmelerde teknik ayrıntıların gündemde olduğunu söyledi. 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun seyreltilmesi konusu da bu çerçevede yer aldı.
Bu başlıkta sürecin tamamlanıp tamamlanmadığına dair bir netlik verilmezken, tarafların teknik doğrulama adımlarını konuştuğu anlaşıldı.
“Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun İran’da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl doğrulanacak; bunların görüşülmesi gerekiyor. ABD tarafının, bir saatte yanıt verdiği bir konuya, İranlılar bazen bir haftada ancak cevap verebiliyorlardı. Tabii bu arada zaman zaman karşılıklı saldırılar yaşandı. Ayrıca İsrail’in Lübnan’ı işgali, süreci geciktirdi. İki tarafı da doğrudan görüşmeye teşvik etmeye gayret gösterdim”
İsrail, Lübnan ve Gazze hattı
Fidan’ın açıklamalarında İsrail’in Lübnan’ı işgalinin süreci geciktirdiği değerlendirmesi de yer aldı. Gazze başlığıyla bağlantılı bölgesel tabloya da bu çerçevede değinildi.
MİT’in çerçeve metin müzakerelerinde aktif rol aldığı bilgisi de paylaşıldı.
“İsrail, bölgede yıkım olsun istiyor. Bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor. Bunun küresel düzeyde güvenlik bakımından, ayrıca ekonomik alanda yansımaları var. İsrail’in giderek daha fazla diplomatik tepkiyle karşılaştığını görmekteyiz. Bu diplomatik tepkinin sonuç vermesini ve bölgemizdeki tüm ülkelerin barış, istikrar ve refah içinde yaşamasını ümit ediyoruz”
Kaynak: TEK HABER AJANSI (TEKHA)




