
Bayraktar Londra’daki COP31-IEA toplantısında Türkiye’nin enerji dönüşümü planlarını anlattı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Londra’da düzenlenen COP31-IEA Üst Düzey Enerji Dönüşümü Diyaloğu’nda Türkiye’nin enerji dönüşümü planlarını ve enerji güvenliği başlıklarını anlattı. Toplantıda Murat Kurum ile farklı ülkelerden bakanlar da yer aldı, oturuma ise Fatih Birol moderatörlük etti.
Bayraktar, konuşmasında son yıllarda ardışık krizlerin enerji sistemleri üzerindeki baskısına dikkat çekti. Geçen yıl küresel enerji talebinin yüzde 1,3 büyüdüğünü, elektrik talebinin ise enerji talebinden daha hızlı arttığını aktaran Bayraktar, bu artışta elektrikli araçlar ve veri merkezlerinin etkili olduğunu söyledi.
Elektrik talebi, yenilenebilir kapasite ve şebeke yatırımları
Bakanın anlattıklarına göre, küresel nihai enerji tüketiminde elektriğin payının yüzde 35’e çıkması hedefleniyor. Bayraktar ayrıca 2035 yılına kadar yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına çıkarma planını ve ulusal elektrik şebekesi için 40 GW’lık HVDC iletim koridoru hedefini paylaştı.
Bu iletim koridoru için yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırıma ihtiyaç duyulduğu da toplantıda dile getirildi. Bayraktar, enerji güvenliği ile elektrifikasyonun birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan yaklaşımını “Türkiye, ortak geleceğimize liderlik etmeye, iş birliği yapmaya ve yatırım yapmaya hazırdır” belirteciyle aktardı.
Türkiye’nin üretim merkezi olma hedefi
Bayraktar, Türkiye’nin güneş paneli, rüzgâr türbini bileşeni, gelişmiş batarya ve akıllı elektrik ekipmanlarında üretim merkezi olmayı hedeflediğini söyledi. Kritik minerallerde erişim, işleme ve rafine etme kapasitesinin de bu hedefin önemli bir parçası olduğunu belirtti.
Konuşmada, teknoloji odaklı ülkeler ve lider firmalarla iş birliği yürütüldüğü bilgisi de verildi. Bayraktar’ın bu çerçevedeki değerlendirmesi “Bu bölgesel çatışmalar hiçbir zaman sadece tek bir coğrafyayla sınırlı kalmamaktadır. Sonuçları tüm küresel ekonomide hissedilmektedir. Enerji sektörü bu bakımdan en kırılgan sektörlerin başında gelmektedir. Bu nedenle enerji güvenliği bir kez daha tartışmaların merkezine yerleşmiştir” ile yer aldı.
2030’a kadar enerji verimliliği için 20 milyar dolar
Bakan, 2030’a kadar enerji verimliliği için 20 milyar dolarlık yatırım planlandığını açıkladı. Bayraktar, Türkiye’nin iş birliği ve yatırım yapmaya hazır olduğunu da toplantıda ifade etti.
Konuşmanın sonunda Bayraktar’ın Türkiye’nin enerji ve iklim gündemini birlikte ele alan yaklaşımına dair sözleri “Bu devasa artış; elektrikli araçlar, veri merkezleri, artan soğutma talebi ve modern ekonomilerimizin hızlı elektrifikasyonu tarafından tetiklenmektedir” olarak aktarıldı. Aynı oturumda yer alan diğer değerlendirmeler de “Enerji güvenliği ve iklim eyleminin el ele ilerlemesi gereken günümüzün çetin gerçekleriyle daha uyumlu, daha dirençli ve daha kapsayıcı yeni bir piyasa tasarımına ihtiyaç vardır. Biz bu dönüşümü bir fırsat olarak görüyoruz. Bundan hareketle, 2035 yılı için net bir vizyon ortaya koyduk. Henüz iki hafta önce, COP31 Dönem Başkanlığı çatısı altında önemli bir dönüm noktasını; 2035 yılına kadar küresel nihai energy tüketiminde elektriğin payını yüzde 35’e çıkarma hedefini duyurduk. Bu iddialı hedef yalın bir gerçeği yansıtıyor. Geleceğin enerji sistemi giderek daha fazla elektrik odaklı, dijitalleşmiş ve merkeziyetsiz bir yapıda olacaktır” ve “2035 yılına kadar yenilenebilir enerji kapasitemizi üç katına çıkarma planımız bulunmaktadır. Yenilenebilir enerjideki bu devasa artışı desteklemek amacıyla, yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırıma ihtiyaç duyacak ve çığır açacak 40 GW’lık bir HVDC (Yüksek Gerilim Doğru Akım) iletim koridoru aracılığıyla ulusal elektrik şebekemizi de modernize ediyoruz. Bu yeni koşullar; daha akıllı şebekeler, daha fazla dijitalleşmiş sistemler, daha büyük depolama kapasitesi, daha güçlü iletim ve dağıtım ağları ile esneklik ve dirence yönelik çok daha yüksek oranda yatırım gerektirmektedir” belirteçleriyle not edildi. Bayraktar’ın enerji güvenliği ve yatırım başlıklarına ilişkin mesajları ise “Bu nedenle kendimizi; güneş panelleri, rüzgâr türbini bileşenleri, gelişmiş bataryalar ve akıllı elektrik ekipmanları da dâhil olmak üzere temiz enerji teknolojileri için bölgesel bir üretim merkezi olarak konumlandırıyoruz”, “Bu minerallere erişimi güvence altına almak esastır ancak sadece kaynaklara sahip olmak yeterli değildir; aynı zamanda gerekli işleme ve rafine etme kapasitesine de sahip olmanız gerekir. Türkiye bu konuda da kritik bir rol oynayabilir. Bu zorluğun üstesinden gelmek için teknoloji odaklı ülkelerle ve lider firmalarla aktif bir şekilde iş birliği yapıyoruz” ve “2030 yılına kadar enerji verimliliği için 20 milyar dolarlık yatırımı harekete geçirmeyi planlıyoruz. Antalya’daki COP31’e doğru ilerlerken mesajımız nettir: Enerji dönüşümü ve enerji güvenliği bir arada ilerlemelidir. Dirençli bir gelecek; daha temiz, daha çeşitli, yüksek düzeyde birbirine bağlı ve güvenli enerji sistemlerine dayanmaktadır. Türkiye, ortak geleceğimize liderlik etmeye, iş birliği yapmaya ve yatırım yapmaya hazırdır” ile haberleştirildi.
Kaynak: TEK HABER AJANSI (TEKHA)




